3. ULUSLARARASI BETON TASARIM YARIŞMASI 2007-2008

Implicit Performance (Gizli Kalmış Performans)

Küratör

Juan Herreros

Master Class

2-9 Ağustos 2008, Antwerp Belçika deSingel

Türkiye Jürisi

Ihsan Bilgin / Başkan
Deniz Guner
Sebnem Yalinay Cinici
Nevzat Sayin
Atilla Yucel

Implicit Performance (Gizli Kalmış Performans) – exploring the hybrid condition (melezlik keşfi)


Webster’s Üçüncü Yeni Uluslararası Sözlüğü:

Im-plic-it sıfat [L implicitus, implicare’in past part. hali,  içerisinde bulunmak, dahil olmak, dahil etmek, angaje olmak – İÇİNDE BULUNDURMAK] 1 obs: birbirine dolanmış ya da sarmalanmış: BİRBİRİNE DOKUNMUŞ 2a (1) : zımnen başka bir şeyin içerisinde bulunan: açıklanmasa da başka bir şeyin içerisinden anlaşılabilen: çıkarım yapılabilen: ÖRTÜK – zıttı AŞİKAR (2) : ortaya çıkmamış, açıklanmamış ya da geliştirilmemiş bir şeyin doğasında ya da özünde olan: POTANSİYEL b (1) :  açıkça göze çarpmayan:: bir kültürün organizmasında (2) kalmış: yalnızca bir davranıştan çıkarım yapılabilen: nitelendirdiği kişilere karşı göze çarpmayan açık olmayan: zımni ve altta yatan 3 a : şüphe ya da çekinceye mahal vermeyen: TARTIŞMASIZ, KATİ b obs: KESİN, MUTLAK 4 eski: kesin bir kader, saflık ya da itaat şeklinde kullanılır

Hybrid 1 a : menşe, bileşim ya da görünüm itibariyle heterojen olan: bileşik b : dilbilimsel açıdan melez olma 2 : farklı bir genotipi olan anne-babanın gametlerinin birleşimiyle ilgili ya da birleşiminden kaynaklanan. 3 : iki farklıkültür ya da geleneğin özelliklerine sahip olan
Betonarmenin, mimaride her zaman özerk bir rolü olmuştur. İnşaat sürecinin Deri, İskelet, Montaj ve İç düzenleme şeklinde bileşenlere ayrılması, o zamanlarda çok önemli bir gelişme olarak nitelendirilmiştir. Bu şekilde, betonun mimari tasarım içindeki uygulamalarının, yapım işinin neredeyse her alanına yayılacak şekilde genişlemesi tetiklenmiştir. Ancak, beton her zaman beton olmuştur ve betonun bittiği yerde her zaman başka bir şey başlamıştır. Betonun her zaman kendi başına öne çıkan bir materyal olduğunu, dahil olduğu sistemlerde her zaman başrol oyuncusu olduğunu ve çoğu zaman da tek oyuncunun o olduğunu söyleyebiliriz. Ancak zaman değişiyor, yapı unsurları ve malzemelerinin açık bir şekilde ayırt edilebilmesinin yaratmış olduğu şeffaflık bugünlerde kaybolmaya başlıyor ve yerini bir bulanıklık hali alıyor; bu bulanıklığın içerisinde, eskilerden beri var olan, farklı bileşenler arasında bir uyumluluk yaratma rüyası yeni bir durumu ortaya koymuş oluyor: bileşenleri birbiriyle birleştirmek ve bu şekilde aralarındaki sınırları ayırt edilemez hale getirmek. Beton, bilimi ve kültürüyle kendine has bir materyaldir ve betonun kendi teknoloji ve uygulama formlarındansa, daha karmaşık sistemlerle bütünleştirilmesiyle ilgili araştırmalar daha yeni başlamıştır. Bu keşfi okullara açmak ve betonun bütünleşik bir yapı kaynağı olarak gelecekteki uygulamaları için deneysel bir platform yaratmak bu yarışma döngüsünün temel amacıdır. 

Teknik evrimin yaşandığı diğer alanlara bakacak olursak, birbirinden kesin sınırlarla ayrıldığı düşünülen, bu şekilde tasarlanan ve bunun için kullanılan unsurların sınırlarını ortadan kaldırmaya yönelik ortak bir ilginin var olduğunu söyleyebiliriz. Yapı malzemeleri ve kaynaklarındaki, bizim “kırma” ya da daha net bir şekilde “melez” dediğimiz, bu eğilim, farklı malzemeleri bir araya getirmektedir. Bu malzemelerin bazıları, bireysel ama birlikte, aynı şeylerin uygulanmasıyla elde edilenden farklı özellik ve uygulamalara sahip olan yeni ürünler ortaya koymak amacıyla inşaat sistemlerine dahil edilmiştir. Ancak bu, yalnızca maddi ya da yapısal bir kaygı değildir. Farklı bilgi, tasarım yöntemi ve işlev alanlarının bütünleştirilmesi çağrısıyla başlatılan bu arayışta daha derin bir ilgi vardır. İlgi “melezleri”, eksiksiz sistemler önerenlerdir. Bu cümlenin özünde, yeni bir inşaat kültürü içerisinde gelecekte sıradışı birçok olanağa yer olduğuna işaret edilmektedir. “Melezlerin”, heyecan verici bir rolü vardır, çünkü yapısal, yapıcı ya da etkili olmanın yanında melezler, aynı zamanda uzamsal, estetik ve farklı durumlara uyum sağlayabilecek kadar açık da olmalıdır. Ve bu şekilde, aralarında geri dönüşümü sağlanmış ürünlerle ya da daha önceleri tasarım uygulamaları ile inşaat biliminde reddedilen ürünlerle kombine edilmiş canlı ya da “anime” malzemelerin de olduğu,geniş bir yelpazede yenilikçi unsurlar kullanarak gözle görülür sınırların olmadığı durumlar yaratılabilmelidir.

Bizim ‘Gizli Kalmış Performans’ demeyi tercih ettiğimiz bu bütünleştirici durum yukarıda belirtilen sistemlerle öne sürülmekte olup bugünlerde aynı zamanda betonu da içermelidir. İşte yarışmanın hedefi de budur: betonun diğer kaynaklarla birlikte kullanılabilirliğinin sınırlarını gözlemleyip bu sınırları zorlamak ve betonun temel teşkil ettiği ancak oyundaki tek oyuncu olmadığı yeni yapı malzemeleri ve uygulamaları yaratmak… Bu nedenle de bu, başka özellikleri benimseyen yeni bir materyal ya da sistem yaratmak amacıyla, beton ve başka bir şey arasında uyumluluk ve bütünleşme –buna “suç ortaklığı” da diyebiliriz- yaratma sorunudur. Betonun, kendi “orijinal” performansını geride bırakıp çağdaş uzamsal ve deneysel sonuçlar ile kendi içinde ve kendinden yeni bir materyal ya da sistem haline dönüştüğü noktayı görmek istiyoruz. Yarışmanın teşvik ettiği ortaklaşa çalışma ruhunun yanı sıra, bu  aslında tıpkı ikinci bir doğanın ya da ikinci bir yaşamın yaratılması gibi, mimariyle ilgili teorik olan konulardan uygulamaya dönük somut bir şey yaratma; yani yapım ve yıkımın yaşandığı maddi koşulları tekrar gözden geçirmesi   gereken bir dünya için mimari uygulamalar ve sistemler yaratma merakıdır.

Türkiye Ödülleri

Bu yarışmada jüri sıralama yapmaksızın 3 proje seçmiştir.

KO911 - Kadir Öztürk, (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesi)
GO427 - Ahmet İrfan Ertiş,  Emre Can Korkmaz, Zeynep Ceren Erdinç (İTÜ, Mimarlık Fakültesi)
EH307 - Halidun Şenkal, Ege Özgirin;  (İTÜ, Mimarlık Fakültesi)

Türkiye ve Diğer ülkelerde ödül alan projeleri görmek için tıklayınız.

Kitabı indirmek için tıklayınız.